6 Ağustos 2008 Çarşamba

Nasıl Delirdim?


Yaptığı işe yanlış sahip çıkan, ne ürettiğini bilmeyen, ürettiği veya pazarladığı mal hakkında bilgi veremeyen, bir ürünü satana kadar müşterisine değer verip daha sonra ortaya çıkan sorunlarda ortadan yok olan, karşısındakini resmen enayi yerine koyup kandıran insanlara ve firmalara sinir oluyorum!!!



Bu anlatacağım olay beş ay önce yaşadığım ve CHAOTIC GONDERİLER'de de anlattığım bir olaydır. Hazır yeri ve zamanı gelmişken tekrar burada gündeme getirmek istedim ki; -ve bu sefer isim de vereceğim- insanlar bu firmanın tavrını, bünyesinde ne tür insanlar barındırdığını öğrenip alışveriş yaparken dikkatli olsunlar ya da bence sinir komasına girmek istemiyorlarsa vazgeçsinler.

Yaklaşık beş ay önce internetten satın aldığım, bana kitaplık diye teslim edilen fakat koliyi açtığımda hayretle bir hurda satın almış olduğumu görmemle başladı mücadelem… "Biz size geri döneceğiz, lütfen bekleyin, hemen çözeceğiz…" türünden o anda müşteriyi yatıştırmaya yönelik ama esas amacı "baştan savma" olan cümleleri kaç kere duydum sayamam, bilmiyorum… İş dünyasında bulunmuş ve bu tarz konuşmaların nereye varacağını bilen bir insan olarak oturup onların bana geri dönmesini beklemedim tabii. Israrla bana verilmeyen genel müdürün cep telefonunu buldum önce… Sonra da kendisini… Beni şaşırtan ve hiç şüpheye yer bırakmayan bir ses tonuyla kitaplığın geri alınacağını ve yenisinin de ekspres bir kargoyla hemen bana ulaştırılacağını söyledi. Afalladım… Oysa ben kendimi tek silahımızın sözcükler olduğu bir dövüşün ortasına atmaya çoktan hazırlamıştım. Gerçekten de dediği gibi iki gün içinde yeni kitaplığıma kavuştum.

O sıralarda eşim bir eğitim için şehirdışında bulunuyordu ve kitaplığı kurmak için kendimi zorlamamam adına kendisini beklememi istedi. Durur muyum? Sabırsızlık, acelecilik, kafama koyduğumu gerçekleştirme tutkusu burcumun en baskın özelliği… Bir an önce kurup, içine en değerli kitaplarımı, üzerine de en güzel fotoğraflarımızdan birini yerleştirmek ve sonra elime aldığım bir fincan kahveyle karşısına geçip seyrederken dinlenmek… Kurarken aklımda hep bunlar vardı. Kitaplığın altı, ortası, rafları derken sıra yanlarına geldi. Önce sağ yanı taktım, sonra sol yan diye elime aldığım ikinci bir sağ yan parçayla başımdan aşağı kaynar sular döküldü. "Acaba ben mi bir hata yaptım?" diye, her şeyi baştan aldım, tersini çevirdim, döndürdüm, yatırdım… Hayır hata bende değildi. Bu sefer de sol yerine iki adet sağ parça gelmişti. Çaresiz bir çığlık attım önce… Sonra telefon trafiği başladı yeniden… Bu arada aldığım kitaplığınki kadar bir de telefon faturası ödedim.

Bir insanın kendi ürettiği mobilyayı bilmemesi kadar içler acısı bir durum olamaz; bana ısrarla o parçaların simetrik olduğunu, sağ-sol fark etmediğini, kibarca benim beceremediğimi anlatmaya çalışırlarken ben elimde telefon, duvarın köşesine çökmüş artık sinirimden hüngür hüngür ağlamaya başlamıştım. Beni sevmeyeni de severim ama beni anlamayanı sevmem… Dinlemeden, karşısındakinin ne dediği hakkında en ufak bir fikri olmadan sürekli konuşarak kendi doğrularını benimsetmeye çalışanları sevmem… Kendisini bir kez olsun karşısındaki insanın yerine koymayı hiç denememiş olanları sevmem… Dar görüşlüleri sevmem… Karşı tarafta hepsi vardı ve ben anlayamıyor olmasına daha fazla dayanamayarak telefonu kapattım. Niyetim bütün parçaları kocaman bir kutuya doldurup götürüp evimin önündeki çöpe öylece bırakmaktı.

Yüzüme buz gibi soğuk su çarparken cep telefonum çaldı. Arayan bayan haklı olduğumu, parçaların sağlı ve sollu olarak üretildiğini, bir yanlışlık yapıldığını ve bana hemen sol parçanın gönderileceğini, mobilya üretim merkezinde çalışan o beyin adına özür dilediğini söyledi. Mobilya üretim merkezinde çalışan… Baş üretim sorumlusu… Bu kitaplığı üreten şahıs… Hepsi beynimde dönüp duruyordu. Ne ürettiğini bilmeyen, parçalarını tanımayan, simetrik diye benimle iddialaşan ve beni beceriksizlikle suçlayan… Acaba böyle kaç kişi vardı; yaptığı işe yanlış sahip çıkan, ne ürettiğini bilmeyen, ürettiği veya pazarladığı mal hakkında bilgi veremeyen…?

Ben doğru parçanın artık bana ulaştırılacağından emin yine beklemeye başladım. Bir gün, iki gün, üç gün derken bir hafta... Tahmin edeceğiniz üzere tekrar aradım. En son beni arayan ve bana hak veren bayanla görüşmek bir türlü nasip olmadı ve ben bana hala o parçaların simetrik olduğunu fakat gene de bir adet sol yan parçanın bana gönderileceğini söyleyen insanlarla muhatap olmak durumunda kaldım. Tam üç hafta odanın orta yerinde yarım kurulmuş ve tamamlanması için bir adet sol yan parçaya ihtiyacı olan, baktıkça sinirlerimi bozan bir kitaplıkla yaşadım.

Bitti mi sanıyorsunuz? Keşke burada bitseydi... Peşin fiyatına 12 taksit diyerek yaptıkları kampanyayı unutup evet unutup kredi kartımdan tek çekim yaptıklarını ise ekstrem geldiğinde gördüm. Haksızlığa zerre kadar tahammülü olmayan bir insan olarak bunlara bir mail döşedim. Bana verdikleri cevap aynen şuydu:
"O kitaplık sağlı-sollu üretilmiyor, parçaları simetriktir. Biz kendimizde bir hata görmüyor ve bu suçlamaları kabul etmiyoruz. Ücretin tek çekim olması ilgili arkadaşın kampanyayı unutması sonucu ortaya çıkmış olup, "insanlık halidir, doğaldır" diyoruz. İyi günler."

İlgili arkadaşmış! Ne kadar da ilgiliymiş maşallah.

Yorum sizin...

ChaotiC

Ps:Bu firma perakende ve Koçtaş, Migros, Bim, Maxi, Office 1, Superstore, Tekzen gibi yapı market zincirlerine de satış yapmakta olan MMS Mobilyadır efendim.
M.F.Ö - Mazeretim Var Asabiyim Ben!!!

4 yorum:

stock investing research dedi ki...

ok. I found an information here that i want to look for.

Arzu dedi ki...

Chaotic, bunu kabullenip sessiz kalamazsin, lutfen suraya sikayetini yaz: http://www.sikayetvar.com/

ve de ayrica genel mudurlerine de bir taraftan ulasmaya calis.

ek olarak, internette hangi sitelerde urun satiyorlarsa bu yaziyi link ver ve yorum yaz. Olayi duyur yani.

vili dedi ki...

Pesss dedim okurken.
Üstüne kredi kartı karışıklığı da cabası :)

ChaotiC dedi ki...

Arzu'cum ulaşmadığım ne genel müdür ne de bu firmanın sahibi kaldı. Hepsi aynı bunların! Zaten sahibinin Japonya'da olduğunu öne sürerek bana ısrarla verilmeyen cep numarasını bulduğumda bu adam hayli şaşırdı ve beni hemen müşteri hizmetlerine yönlendirdi. "Bu işlere ben bakmıyorum" der gibi... İşin garibi bu işlere yönlendirdiği kişiler de bakmıyor. Haklısın, link vermek ve yorum yazmak iyi fikir. Teşekkür ederim.