2 Ağustos 2008 Cumartesi

Eğitimli Cahiller !


Şimdi ilk başta değindiğim konuyu biraz açmak isterim.

Sinir oluyorum! Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara sinir oluyorum !

Neden mi? Çünkü atalarımız demişler ki, aptal dostun olacağına akıllı düşmanın olsun daha iyi. Çünkü akıllı düşmanla başa çıkabilmek için kendinizi geliştirmek durumundasınızdır, size bu düşman parayla satın alınamayacak şeyler öğretir aslında, en büyük öğretmen düşman ve de acılardır. Elbette ders almayı bilenlere.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak ne yazık ki toplumsal hastalığımız. Kültür seviyesi medya ile, haber bültenleri ve gazete sayfalarıyla veya ordan burdan topladığı bir iki derme çatma bilgiyle belirlenen insanlar cirit atıyorlar her yerde. Ülkemizde herkes futbol hocası, herkes siyasetçi, herkes doktor, herkes bilimadamı, herkes ekonomist. Gel gör ki bunların çoğu kendi evini ve hayatını bile yönetmekten acizler. Kendi dallarında istisas yapmış uzmanlar arasında şov yapmayı bilemeyen ve yeterince sosyal olamayan insanlarsa aç. Çünkü onların uzmanlıklarını değerlendirebilecek kimse yok ki, herkes kendine benzeyeni ve işine geleni destekler nasılsa...

Ama bu tip insanlar yalnızca kendi gibileri arasında prim yapabilirler. Gerçekten konuyu bilenler arasında yeralmaları imkansızdır, sabun köpüğü gibi bir bilgidir sahip oldukları. Ama gün geçtikçe ülkemizde bu tip insanların sayısı artmakta. Yine bir düşünürün dediği gibi, "Bir ülkede küçük insanların gölgeleri büyük görünüyorsa, o zaman o ülkede güneş batıyor demektir..."

Bu tip insanlar derme çatma, önyargılı, zaman zaman taraflı ve de karmakarışık bilgileriyle (!) o denli mutludurlar ki, karşı bir görüşe tahammül bile edemezler. Bir kitabı baştan sona okumaya da tahammülleri yoktur asla..Ya başlar da bitiremez, ya da sadece tek bir görüşe ait olanı okuyup konuyu net kavrayamaz, yüzeysel ve taraflı bilgi sahibi olur. Peki ya kitaba ne hacet ! İnternet var ya? Internette herkes nasılsa her istediğini umarsızca yazıyor, savuruyor net çöplüğüne... Dezenformasyon da çabası, bilgilerin bile bile taraflıca ters yüz edildiği birçok yer var...

İşte ben hem cahil olup da bilgili gibi caka satan, hem de üstüne üstlük bir de inatçı, egoist ve önyargılı olan insanlara sinir oluyorum ! Onlar bizim en değerli şeyimiz olan zamanımızı ve enerjimizi çalıyorlar !

Elbette bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. Herkes herşeyi bilmek zorunda da değil. Benim derdim bilmediği halde bilirmiş kisvesinde dolaşanlarla... Yani eğitimli cahiller ordusuyla alıp veremediğim var. İki süslü lafı ortaya atıp kenara çekilenlerle. Sorsan o lafın anlamını bile adamakıllı anlatamaz, ama karşısındaki zaten bilmiyorsa, o zaman rolünü iyi oynayabilir.

Bir de bunların şanslı olanları var. Bunlar için Çiçero demiş ki: " Hiçbir şey şanslı bir aptaldan daha sinir bozucu olamaz ! " :-)

Sevgi ve bilgi dolu günler diliyorum ! :-)
Arzu

4 yorum:

Arzu Kaner dedi ki...

Ohh be döktüm içimi rahatladım :-))

Feyza Fidan dedi ki...

:)))))))) Al bendende o kadar Arzu'cum..

ChaotiC dedi ki...

Çok haklısınız. Toplumdaki bu kişiler gerçekten insanın sinirlerini bozuyor. Tanımadan tanımlayanlar, bilmeden konuşanlar, sabit fikirliler, önyargılılar... Einstein'ın dediği gibi; önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan daha zor bir iş. "Cahil dostun olacağına akıllı düşmanın olsun." Sık sık dile getirdiğim hayat dersi cümlelerimden biridir...

Siminya dedi ki...

Bir haber bültenini izlerken içimden şu geçiyor "yarın bir benzerini şu yazar arkadaşımız, öteki, beriki blogcu yazacak, biraz daha geliştirip bir diğeri ben düşünüyorum diye sunacak vs. vs.Bİlmediklerimizi biliyormuş gibi göstermek başkalarının fikirlerini "benim" diye satmak damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.