5 Ağustos 2008 Salı

Sinir Ötesi

Çok yakın dostumla araba da iki kişiyiz (Dilek-28) ...
birlikte çay bahçesine gidelim dedik.

Trafiğin tıkalı olduğunu gördüm az ilerde,yavaşladım.
Aracın biri köpeğe çarpmış,köpek yol ortasında öylece yatıyor.
Köpeği gelen araçlar çarpmasın diye kenardan geç işareti veriliyor.
''Kendimce her halde bir az dan köpeği çarpan araç sahibi alır,
kucaklar ve bir veteriner'e götürür'' diye düşünüp geçtim.

Çay bahçesine gittik.(köpeği gördüğümüz yerden 25km uzak)
Çaylarımızı içtik,sigaralarımızı telledik(2 saat)

Dönüyoruz ne görelim?
Köpeği yolun kenarına atmışlar,hayvan burnunu dikmiş yatıyor!Hayatta!
Bir bela okudum,ona çarpıp orada öylece bırakana...durdum.
Köpeği kucakladık,arabaya koyduk Dilekle,

Veteriner'e götürdük.(Vet.Şerefsizin teki,çok dayak yemiştir müşterilerinden.)El mahkum!
Hayvanı görünce ilk lafı,'sahipsiz mi bu' oldu.
Daha hayvanın kuyruğundan tutmadan 'kırık varsa masraflı olur'dedi.

-'Be dünyası para adam,gögsünde kalp yerine mok mu taşıyorsun ' demedim tabi,
-'Neyse ücreti öderim,İYİLEŞTİR!' demişim.
Köpek cağızın parabaz veteriner'e ameliyat masasından ettiği ahları gözlerinden okuyorum...
Neyse,
Köpeğin kalçası yarılmış,dikti.
Ön ayaklar kasılmış,kas gevşetici iğne yaptı.
(Allahtan kırık yok taytımıza kadar alacak yoksa!'
Beslenme reçetesi yazdı...
Kucakladık tekrar köpeği arabaya koyduk,barınağa götürücez...

Döndüm;
_'Ne kadar borcum' dedim
_'Normalde 150 ytl ama köpek sizin olmadığı için,insanlık yapmışınız 130 ytl yeter' dedi.
İçimden,
_'Bir iğne vurdun,3 dikiş attın Şerrefsiz' diyorum.
_Çarpar gibi attım parayı.
Aldık köpeği,barınağa götürüp teslim ettik...

Diyeceğim o ki;
Ben milyon dolarlık süs köpeğimi yıkattırıp,tırnaklarını kestirmeye,fön'e götürmüş olsam Amenna!
İnsanlık yapmışım,çaresiz bir can'a el uzatmışım.
Sende insanlık yap be şerefsiz Veteriner?
Bunca Para niye?Bir iğne,üç dikişe?

İşini Adam gibi yapmayan,
insanlığını para kazanma uğruna yitirmiş hayvanlardan Nefret ediyorum.

İşte buna sinir oluyorum...

2 Ağustos 2008 Cumartesi

Sokakta

Sokakta anne ve babalar görüyorum! Çocukları birşey istiyor diye onlara avazı çıktığı kadar bağırıyorlar! Çok sinir oluyorum ozaman işte!

Sokakta yürüken bir bayan, ayağı takılıp yere düşünce içim parçalanıyor! Kadınlar hiç bir şekilde hiç bir zaman zor durumda olmamalı. Onları zor durumda görünce sinir olmuyorum ama yüreğim dayanmıyor :(

Sokakta, günden gelen ya da okuldan çıkan ya da işten gelen ve kaldırımı boydan boya kaplayan ve bize geçmek için yer bırakmayanlara gıcccık oluyorum! Yaa gösteri yürüyüşü mü oluyo ne oluyo?

Sokakta birisine "Şşşştttt" diye seslenenlere gıccık oluyom! İsmi yok mu bu seslenilenlerin?

Sokakta yürürken, kaldırım taşının arasına kaçan suyun, taşın üzerine basmamla üzerime sıçramasına gıccık oluyom! Niden taşlar böle niden hı?

Eğitimli Cahiller !


Şimdi ilk başta değindiğim konuyu biraz açmak isterim.

Sinir oluyorum! Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara sinir oluyorum !

Neden mi? Çünkü atalarımız demişler ki, aptal dostun olacağına akıllı düşmanın olsun daha iyi. Çünkü akıllı düşmanla başa çıkabilmek için kendinizi geliştirmek durumundasınızdır, size bu düşman parayla satın alınamayacak şeyler öğretir aslında, en büyük öğretmen düşman ve de acılardır. Elbette ders almayı bilenlere.

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak ne yazık ki toplumsal hastalığımız. Kültür seviyesi medya ile, haber bültenleri ve gazete sayfalarıyla veya ordan burdan topladığı bir iki derme çatma bilgiyle belirlenen insanlar cirit atıyorlar her yerde. Ülkemizde herkes futbol hocası, herkes siyasetçi, herkes doktor, herkes bilimadamı, herkes ekonomist. Gel gör ki bunların çoğu kendi evini ve hayatını bile yönetmekten acizler. Kendi dallarında istisas yapmış uzmanlar arasında şov yapmayı bilemeyen ve yeterince sosyal olamayan insanlarsa aç. Çünkü onların uzmanlıklarını değerlendirebilecek kimse yok ki, herkes kendine benzeyeni ve işine geleni destekler nasılsa...

Ama bu tip insanlar yalnızca kendi gibileri arasında prim yapabilirler. Gerçekten konuyu bilenler arasında yeralmaları imkansızdır, sabun köpüğü gibi bir bilgidir sahip oldukları. Ama gün geçtikçe ülkemizde bu tip insanların sayısı artmakta. Yine bir düşünürün dediği gibi, "Bir ülkede küçük insanların gölgeleri büyük görünüyorsa, o zaman o ülkede güneş batıyor demektir..."

Bu tip insanlar derme çatma, önyargılı, zaman zaman taraflı ve de karmakarışık bilgileriyle (!) o denli mutludurlar ki, karşı bir görüşe tahammül bile edemezler. Bir kitabı baştan sona okumaya da tahammülleri yoktur asla..Ya başlar da bitiremez, ya da sadece tek bir görüşe ait olanı okuyup konuyu net kavrayamaz, yüzeysel ve taraflı bilgi sahibi olur. Peki ya kitaba ne hacet ! İnternet var ya? Internette herkes nasılsa her istediğini umarsızca yazıyor, savuruyor net çöplüğüne... Dezenformasyon da çabası, bilgilerin bile bile taraflıca ters yüz edildiği birçok yer var...

İşte ben hem cahil olup da bilgili gibi caka satan, hem de üstüne üstlük bir de inatçı, egoist ve önyargılı olan insanlara sinir oluyorum ! Onlar bizim en değerli şeyimiz olan zamanımızı ve enerjimizi çalıyorlar !

Elbette bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. Herkes herşeyi bilmek zorunda da değil. Benim derdim bilmediği halde bilirmiş kisvesinde dolaşanlarla... Yani eğitimli cahiller ordusuyla alıp veremediğim var. İki süslü lafı ortaya atıp kenara çekilenlerle. Sorsan o lafın anlamını bile adamakıllı anlatamaz, ama karşısındaki zaten bilmiyorsa, o zaman rolünü iyi oynayabilir.

Bir de bunların şanslı olanları var. Bunlar için Çiçero demiş ki: " Hiçbir şey şanslı bir aptaldan daha sinir bozucu olamaz ! " :-)

Sevgi ve bilgi dolu günler diliyorum ! :-)
Arzu

GEL DE SİNİR OLMA !!

Ne çok şey var sinir olunacak şu alemde yahu... Şöyle olduğun yerden sessizce çevrene bakıp (3 dakika kafi) , gayet rahat sinir hastası olabilirsin..
Zaten devrin gözde meslekleri psikolog'lukkk ve psikiyatr'lıkkk bence..Evet sevgili analar-babalar; ÖSS'ye giren evlatlarınızı bu mesleklere doğru itin-kakın ki ilerde paraya para demesinler !!!!
Gelelim benim Toplist'imeeeee
*Cahil insanlar beni sinir eder (özellikle okumuş cahiller). Gazetenin spor sayfasından başka bir sayfayı okumayan beyler, gazetenin magazin sayfasından başka bir sayfasını okumayan bayanlar, hepinize sinir olup ve hatta nefret ediyorum..Başka haberleri de bir zahmet okuyun ki bu memlekette neler oluyor, neler bitiyor vakıf olun..Üç kişi bir araya gelince çok şey bilirmiş gibi ukala ukala konuşup mangalda kül bırakmayarak kendinizi komik duruma düşürüyorsun..Komşundan duydugun sözleri, kahvedeyken yan masanın muhabbetini dinleyip te sahip olduğun düşünceleri bırak bir kenara..Oku, öğrende kendi düşünceni oluştur ve ona sahip çık..Bak o zaman bu memleketi kimse tutamaz...
* Karılarını aldatan kocalardan, kocalarını aldatan kadınlardan nefret ötesinde bir duyguyla nefret ederim..Ne aşağılıksınız sizler, midemi bulandırıyorsunuz..
* Yanında karısı, kızı, çoluğu, çömbeleği,manitası olan adamların diğer bayanlara yiyecekmiş gibi bakmaları beni sinir eder...
* Yanından geçerken, toplu taşıma araçlarında tepende dikilirken, sinemada-tiyatroda yanında otururken burnuna efil efil ter kokusu yollayan iğrenç insanlardan nefret ederim... Su-sabun yahuuu..Başka bir şeye gerek yok!!!!
* İnsanlara insan muamelesi yapmayan insanlara sinir olurum..Kapıcısına, bakkalın çırağına, arabasını parkeden valeye bağıran, çağıran, küfür eden sizler! Gidecek yeriniz yok sizin !!
Şimdilik bu kadar..İlerleyen zamanlarda kaldığım yerden devam edeceğim..
Sevgiler...

1 Ağustos 2008 Cuma

Keskin Sirke Kupune Zarar


  • Sokagın ortasında öksüren tıksıran sümküren insanlara sinir oluyorum yokk olmadı sıc bare bide !
  • Göbegi açılcak sekilde badi giyip sonra çekiştiren bayanlara uyuz oluyorum...Çekiştirceksen niye giyersin ki ?
  • Durakta beklerken öpüşen koklaşan sevgililere sinir oluyorum baska yer olsa vallahi sinir olmıcam ama niye durak illa :)
  • Genelde çarşı gibi kalabalık yerlerde önümdeki defenin sigarayı köküne kadar çekip üflemesiyle dumanının tümünün benim yüzüme gelmesine sinir oluyorum.
  • Konusurken tükürük saçan ve yemeği şapurdatarak yiyen insanlara daa sinir oluyorum.Agzına sahip çık kardesim !
  • Denizde şort yerine mayo giyen erkeklere sinir olmanın yanında birde tav oluyorum hatta gecen yaz tangalısını bile gördüm bögghh.
  • Carpık bacaklarıyla mini etek giyen kızlara da sinir oluyorum !
  • Bilmiyorum baska şehirlerde var mı bizim buralarda bu yavsaklardan çok var dana gibi otobüsü azrail gibi üzerime üzerime süren otobüs söförlerine sinir oluyorum.

( bkz: yavsak : "bitin yavrusu kadar küçük,değersiz" anlamında söylenegelen bir sözcüktür )

SinirSeller


Dün bazı işlerimi halletmek için uzunca bir süre çarşıda gezmek durumunda kaldım. Bu arada banka, postane -evet hala mektup yazanlardanım ben-, mağaza, market gibi çeşitli yerlere girip çıktım.


Bütün bu zaman zarfında beklerken, yürürken, otururken, alış-veriş yaparken çeşitli insan tipleriyle ve beni acayip sinir eden durumlarla karşılaştım. Hep BestSeller'lar olacak değil ya işte bunlar da benim SinirSeller'im...


1- Şuurunu yitirmişçesine vücut geliştiren erkekler... Bir de daracık atletlerle sokağa çıkıp kendilerini kasa kasa yürümüyorlar mı bir arabanın altına itesim geliyor.

2- Sokakta yürürken bir yandan da cep telefonuyla bağıra bağıra konuşanlar... Bu kişiler artık ne konuşuyorlarsa o konuşmanın etkisiyle tam yolun ortasında da dikilip kalabilirler.

3- Kumaş pantolonun altına giyilebilecek tarzda klasik ayakkabıyı kapri pantolonla giyenler ve bu da yetmezmiş gibi içindeki alakasız renkteki çorabı da neredeyse dizine kadar çekenler... (Bu örnek son model bir Mercedes'in içinden çıktı.)

4- Kısa boylarına rağmen şu düşük bel, popo kısmı şalvar gibi aşağıya sarkmış kot pantolonları giyen bay ve bayanlar... (Lütfen en kısa zamanda bir boy aynası edinin.)

5- Beyaz gömlek giyip içinden atleti gözüken erkekler...

6- Toplum içinde abartılı hareketler yapanlar, çok ve gereksiz konuşanlar...

7- Israrla şarz diyenler... (Lütfen öğrenin artık şarz değil şarjjj)

8- Şahine egzost takıp Ferrari kullanıyormuşçasına bağırtanlar... (İçinden çıstak çıstak gelen yüksek volümlü müzik de cabası. Hele bir de bunu gece yarıları da yapmıyorlar mı deliriyorum!)

9- Full makyajlı, süslü-püslü, iyi giyimli hatunlardaki ucu çıkmış yarım ojeler... (Hadi madem yenisini süremedin diğerlerine ayırdığın vaktin üçte birini eskilerini çıkartmaya ayırsaydın bari...)

10- Kirli ayaklar ve bakımsız tırnaklarla açık ayakkabı giyen hatunlar diyeceğim gene... =) Ne yapayım çok rastlıyorum ve sinir oluyorum.

11- Ayaklara takmış durumdayım belki ama loafer ayakkabıyı çorapla giyen erkeklere de sinir oluyorum ben. Bir de bu çorap, desenli baba çorabı olmuyor mu ıyyyyyy...... (Lütfen çıplak giyin, inanılmaz seksi duruyor.)

Ve son olarak;

12- Nerede olduğuna aldırmaksızın başkalarını hiçe sayarak yüksek sesle küfür edip, duyulduğunun farkına vardığında ise hiç utanmadan sırıtarak bundan rahatsızlık duymayan erkekler...

diyeyim ben... Aslında daha çok var ama ben en yakın önüme çıkan örnekler olarak bunları hatırlayabildim.

Hayal, Zaman, Para başlıklı konuya gelince; biliyorsunuz benim zaten Tanrı'yı gülümseten hayallerim var; zamanım yok, Tanrı'yı gülümseten hayallerime para ve zaman ayırabildiğimde ise eminim hayallerim gene olacak ama önemli olan o zaman da Tanrı'nın gülümseyip gülümsemeyeceği... Ve bu durum da beni tek başına sinir etmeye yetiyor.

Üçü bir arada (hayal,zaman,para) dileyerek ayrılıyorum izninizle, şimdilik tabii ;)
Sevgiler...

ChaotiC

Hayal,Para,Zaman!

Sevgili Ablalarım, sizce durum nedir? Hangi şık sizi sinirlendiriyor?

a)Hayallerimiz var, paramız yok!
b)Hayallerimiz var, zamanımız yok!
c)Zamanımız var, hayalimiz yok!
d)Zamanımız var, paramız yok!
e)Paramız var, hayalimiz yok!
f)Paramız var, zamanımız yok!
g)Hep yok
ğ)Hep yek
h)Düşeş
i)Hiçbiri